Anjiyografi Nedir?

14
0

Anjiyografi Nedir?

Kan damarları, koroner damarlar olarak adlandırılan kalbi besleyen kan damarlarının görüntülenmesi olarak özetlenebilir. Arterioskleroz adı verilen bir koroner arter hastalığından şüpheleniyorsanız veya hastalığın semptomlarını gösteriyorsanız, bu kan damarlarına bakmak için bu yöntemi kullanın. Hastalığın en yaygın belirtisi göğüs ağrısıdır. Koroner anjiyografi için iki farklı yöntem önerilmektedir. Hekim, hastada durumun ciddiyetini gösteren bir şikâyet (kalp krizi tehdidi gibi) tespit ederse, belirli testleri yapmadan doğrudan anjiyografi yapabilir. Anjiyografi ayrıca doğrudan bir akut kalp krizi sırasında yapılmalıdır. Buradaki amaç, kalbin kan damarlarını görmeden tıkalı kan damarlarını hemen tespit etmek ve kalp krizini durdurmak için kan damarlarını (stentler) açmaktır. Kalp krizini başladıktan sonraki ilk iki saat içinde durdurmak için balon anjiyoplasti ve stent yerleştirilmesi anjiyografi ile birlikte yapılır. Bu sayede ölüm riski azaltılır ve hastalar uzun süreli kalp krizlerinden korunur.

Hastaların şikayetleri dikkate alınarak durum çok ciddi olmadığında ikinci yöntem kullanılmaktadır. Hasta biraz eforla göğüs ağrısından şikâyet ederse, kardiyovasküler sistemle ilgili bir sorun olarak anlaşılabilir. Buradaki durum çok acil olmadığından, koroner anjiyografi kararını değerlendirmek için stres testi sintilasyon görüntüleme (al testi olarak da bilinir) gibi bazı ön testlere ihtiyaç vardır. Bu testler temel anjiyografiye ihtiyaç olup olmadığını ortaya çıkarır. Bu testler sırasında kalbe yeterli kan gitmediğine dair belirtiler varsa, bu hastalara anjiyografi önerilir.

Anjiyografi Sonrası Hastanede Ne Kadar Kalınıyor?

Kasık yönteminde kanama kontrolü söz konusu olduğunda yatak istirahati operasyondan 5-6 saat sonra yapılmalıdır. Ayrıca kolda anjiyografi (radyal anjiyografi) yapmanın avantajı, anjiyografiden sonra hastanın kısa bir süre (2 saat) içinde evine gidebilmesi ve bu süre zarfında yatakta yatmak zorunda kalmamasıdır.

Anjiyografi ayrıca risk 2 faktörleriyle de ilgilidir. Öncelikle doktorun ameliyat yapma konusundaki tecrübesi çok önemlidir. Merkezlerdeki birçok deneyimli kardiyolog bu işlemi başarıyla uyguladığından, deneyim eksikliğinden kaynaklanan risk profili çok eskidir. Ek olarak, bazı hastalarda komplikasyon adı verilen yan etki riski daha yüksektir.

Daha Riskli Hastalar Kimlerdir?

Yaş önemli bir faktördür. Özellikle 75 yaşın üzerindeki kişilerde venöz kireçlenme çok yaygın olduğu için kalpten kalbe giden kan damarlarında kireçlenme riskinin artmasına neden olabilir. İkinci risk grubu, düşük kilolu ve kısa boylu kadınlardır. Ayrıca obez ve diyabetik hastalar risk altındadır. Ameliyat ne kadar acil olursa (akut kalp krizi), risk o kadar yüksek olur. İşlem gelirleri ve tek seferlik ödeme Tartılmalıdır. Faydalar daha fazla olduğunda ticaret yapmalısınız. Oklüzif damar açılması acil bir durumda hayat kurtarabilirse de anjiyografi daha risklidir. Bu işlemler tecrübeli doktorlar tarafından büyük merkezlerde yapılmaktadır.

Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Anjiyografi sırasında ölüm riski 1.000’de 1 ila 10.000’de 1 ve inme riski 1.000’de 0,5 ila 1’dir. Bu riskler mevcutsa işlemin başında kan sulandırıcı ilaçlar kullanın. Sorunlar ortaya çıktığında kan pıhtılarını çözen ilaçlar kullanılabilir. Olumlu sonuçlar elde etmek için bu işlemi olabildiğince erken tamamlayın. Kasık damarları gibi bölgesel kan damarlarında da komplikasyonlar görülebilir. Bu koşullara inguinal ven kan örneklemesi veya balon dilatasyonu denir. Çoğu basit cerrahi olmayan müdahalelerle tedavi edilir. Diğerlerinden daha riskli ve yaygındır ancak yaşamı tehdit etmez. Bu oranların yaklaşık %3 civarında olduğu görülmektedir. El bileğinden anjiyografi yapıldığında bu komplikasyon daha az görülür.

Hastalığın kesin tedavisi bundan kaçınmaktır. Koroner kalp hastalığı oluştuktan sonra yapılması gerekenler iki gruba ayrılır. Hastalık riskini artıran koşulları ortadan kaldırın ve herhangi bir aşamada tedavi edin.

Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

  • Risk düzeyini azaltın. Sigarayı bırakın (2-3 ilaca kadar kullanılabilir).
  • Kolesterol seviyelerini her bir risk seviyesine karşılık gelen bir seviyede tutun (diyet ve ilaç tedavisi önerilir).
  • Haftada en az dört gün egzersiz yapın.
  • Fazla kilolardan kurtulun.
  • Doğru yemelisiniz (günde 5-6 öğün yemek, kırmızı et ve kızartmalardan kaçınmak, sebze ve meyveleri seçmek ve balık tüketimine dikkat etmek).

Ayrıca yaş faktörleri ve ailede kalp krizi riski gibi değiştiremeyeceğimiz bazı faktörler vardır. Diyabet hastaları şikâyet etmese bile kalp damar hastalığı olan hastalar olarak kabul edilmektedir. Tıpkı kalp krizi geçiren bir kişi gibi, şeker hastalığı olan herkes kalp krizi riski altındadır. Bu hastalar tarama testlerine tabi tutulmalıdır. Ailevi cinsel yönelimi olan kişiler de özellikle 40 yaşın üzerindeyse ve sigara içiyorsa taranmalıdır.

Önceki İçerikFransız saç örgü modeli nasıl yapılır?
Sonraki İçerikEstetik Diş Hekimliği Nedir?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz