Türkiye’de Yaşayan Kadınların Başlıca Sorunları

Ankete katılan kadınlardan 25 tanesi geçim sıkıntısının en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. Yaşanan ekonomik krizler, üreticinin bankalara borçlandırılarak üretim yapamaz hale gelmesi, dünyanın en pahalı enerjisinin kullanılması, sürekli artan vergiler, ürünlere uygulanan yüksek vergiler ve maaşlara yansımayan zamlar birçok insanın yaşamasını zorlaştırmaktadır. Birçok aile asgari geçim standardının altında yaşamını sürdürmektedir.

Ankete katılan kadınlardan 23 tanesi aile içi şiddetin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. Cezaların caydırıcı olmaması, yasaların kadını koruyamaması ülkemizde birçok kadının aile içi şiddetten dolayı yaşamanı yitirmesine yol açtı.

Türkiye'de Yaşayan Kadınların Başlıca Sorunları

Neredeyse her gün birkaç kadın eşi ya da aile üyeleri tarafından yaralanıyor ya da öldürülüyor. Devlet bu kadınları korumakta yeterli önlemi almıyor. Ülkemizde kadınların sığınabileceği ya da koruma altına alınabileceği sığınma evleri sayısı son derece yetersiz.

Avrupa Birliği standartlarının her 7 bin 500 kadın için bir sığınma evi açılmasını öngördüğünü, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyelerin kadın ve çocuk sığınma evi açmasının zorunlu olduğu halde mevcut sığınma evi sayısı 65’tir. Olması gereken sayı ise 3 bin 800’dür. 46 ilimizde ise sığınma evi bulunmamaktadır.

Ankete katılan kadınlardan 15 tanesi toplumsal ve kültürel baskının en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. Toplumsal yaşamda giyim, kuşam, ahlak anlayışları, gelenek ve görenekler kadınının kimliğini yansıtıyor. Ülkemizde kadınlar kimlik olarak tüm baskı biçimlerinin dışında cinsiyetinden dolayı daha fazla eziliyor.

Kadın çalışma yaşamında bir alana sıkıştırılmakta, ev içi emeği görmezden gelinmektedir.  Kadınlar kendi tercihleri dışında toplumsal baskıyla dinsel gericiliğin ve şiddetin de muhatabı olmaktadırlar. Kadın tüketim kültürünün bir nesnesi bir aracı haline gelmiş, kadın bedeni bir ticari obje kılınmıştır.

Kadınlara dilde dahi cinsiyet ayrımcılığı yapılmaktadır. Örneğin Türk Ceza Kanunun da kadın-kız ayrımı özellikle yapılmaktadır. Taciz veya tecavüz vakaları kadın veya kız olmaya göre cezalandırmaya tabi tutulmaktadır.

Ankete katılan kadınlardan 13 tanesi özgürlüğün kısıtlanmasının en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. Günümüzde  birçok kadın tek başına sinemaya, tiyatroya, alışverişe gitmek bir yana hastaneye bile tek başına gidemiyor. Birçok kadın ömrü boyunca doğup büyüdüğü yerden başka yer göremiyor.

Ankete katılan kadınlardan 9 tanesi eğitim ve öğretim imkanlarından yoksun bırakılmanın en önemli sorun olduğunu belirtti. Ülkemizde okuma-yazma bilmeyen 4 milyon 672 bin 257 kişiden “3 milyon 757 bin 203”ünü kadınlar oluşturuyor. Ülkemizin birçok kesiminde kız çocuklarına eğitimde fırsat eşitliği verilmiyor. Kızların okuması gereksiz olarak görülüyor.

Ankete katılan kadınlardan 4 tanesi iş yerinde ayrımcılığın en önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti. Kadınlar iş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığına, Eş değerde iş için cinsiyeti nedeniyle düşük ücretle çalıştırılmak istenmesine, Ekonomik krizlerde önce kadınların işten çıkarılmasına, Kayıt dışı çalıştırılmak istenmesine..vb…maruz kalmaktadır.

Ankete katılan kadınlardan 2 tanesi çalışma hayatından yoksun bırakılmasının en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. Çalışma hayatında erkek egemen bir yapı olması ve kadının ev işleri, çocuk bakımı, hasta bakımı, yaşlı bakımının yükümlülüğü altında olması onu çalışma hayatından yoksun bırakmaktadır.

Ankete katılan kadınlardan 2 tanesi başörtüsünün en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. Kamuoyunda kopartılan yaygaranın aksine başörtüsü kadınlar için çok da önemli sorun teşkil etmiyor.

Kaynak: www.mavimenekse.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ