Kırlangıç ve Çocuk

Geçen yaz balkonda otururken yolda bir kırlangıç yavrusunun çırpındığını gördüm. Başına bir şey gelmesin diye alıp eve getirdim. Galiba yavru kuşun ilk uçma denemesiydi. Yorgunluktan kanatları ayrılmış hareket etmeye hali kalmamıştı. Onu balkona çıkardım. Birden tepemizde altı yedi tane kırlangıç çığlık atarak uçmaya başladı.

Elektrik direğine konup balkonu gözetlemeye başladılar. Yavru kuşa yaklaştığımızda, içlerinden biri gelip çok yakınımızdan uçuyor ona dokunmamızı istemiyordu. Gece yarısına kadar gözetleme devam etti. Sabah baktığımızda yavruyu alıp gitmişler. Kuşlar saatlerce bıkmadan bekledikleri yavruyu bırakmadan gitmediler.

Kuşların örnek davranışından ders çıkarması gereken, dünyaya getirdiği çocuğa sahip çıkmayan ya da onu, ekonomik sömürü olarak kullanan birçok ebeveyn mevcut ne yazık ki!

Kırlangıç ve Çocuk

Bugün, dünyanın birçok yerinde var olan insan hakları ihlallerinin başında çocuk hakları geliyor. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, emek sömürüsü, pornografi, şiddet, yasa dışılık gibi suçların başında çocuklar kullanılıyor.

İnsana yakışır bir yaşam standardına erişim hakkına sahip olması gereken çocuk, zararlı etkilere, istismara ve sömürüye açık bir şekilde sokaklarda çalıştırılıyor. Ülkemizde sokakta yaşayan ve çalışan çocukların sayısı da bilinmiyor.

Metropollerin merkezlerinde elinde mendil satan, ayakkabı boyayan, dilenen, trafik ışıklarında yola atlayan arabaların camlarını silmeye çalışan çocuklara her gün şahit oluyoruz. Her beş çocuktan birisi sokaklarda çalıştırılıyor.

Birçok çocuk eğitim hakkından yoksun bırakılıyor. Eğitilemeyen çocuk toplumda genel olumsuz etki bırakıyor ve suça eğilimli birey olma oranı yükseliyor. Bedensel, zihinsel, ahlaki ve duygusal gelişimi tamamlanmayan çocuk deneyimsiz ve korkusuz olması nedeniyle özellikle zor görevlerde kullandırılıyor.

Buna verecek o kadar çok örnek var ki. Terör eylemlerinde,  gösterilerde en ön sırada çocukların kullanıldığını görüyoruz. Pek çok cinayette çocuklar yaşları küçük oldukları için kullanılıyor. Kapkaç, hırsızlık ve uyuşturucu vb suçlar…

Devletler, çocukların haklarına eksiksiz biçimde saygı gösterilmesini sağlayacak önlemleri almakla yükümlüdürler.

Toplumda çocuğundan bakımından ve yetiştirilmesinden birinci derecede aile sorumludur. Ana-babanın rolü ve sorumluluğu ihmal edildiği durumlarda devletinde aileler konusunda tedbir alması gerekiyor.

Kısa bir süre önce çocuk yurduna yaptığımız ziyarette ( 6 – 14 yaş arası ) çocukların çoğunun ebeveyni olduğunu istenmedikleri için yurda bırakıldıklarını öğrendik. Bakamadıkları çocukları yurda bırakan aileler yeni çocuk yapmaktan da vazgeçmiyorlar. Nasıl olsa devlet bakar mantığı var çoğunda.

Devlet, çocukların ailelerinin yanında daha sıcak ortamda yetişeceğini düşündüğü için çocuk başına ailelere para veriyormuş. Pek çok aile bu parayı kabul etmiyormuş. Nedeni ise yurtta büyüsün 18 yaşını doldurunca devlet işe yerleştirsin mantığı.  Aile içinde kültür ve sosyal yaşama eksiksiz katılma hakkı, maalesef bu çocukların aileleri tarafından elinden alınıyor. Çocuk sadece ekonomik sömürü aracı olarak görülüyor.

Birçok ürüne getirilen standart anne baba olmaya getirilse ne kadar iyi olur diye düşünmeden edemiyor insan. Bakamayacakları kadar çocuk dünyaya getirmek ona, sahip çıkmamak ne kadar üzücü. İçinde yaşadığımız toplumda hayvanların yavrularına gösterdiği duyarlılığa, sahip çıkma içgüdüsüne sahip olmayan insanların sayısı hiç de az değil ne yazık ki!

Kaynak: www.mavimenekse.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ