Ekonomik Sorunlar ve Topluma Yansıması

Yaşanan ekonomik krizler ve işsizlik ülkemizin en önemli sorunlarından biridir. Yoksulluk, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliğin bir sonucudur.

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizler, devam eden yüksek işsizlik oranları ve sosyal refah kaynaklarındaki azalma, ekonomik yönden dezavantajlı durumda ola orta sınıf ve alt sınıfta bulunan insanların omuzlarına daha fazla yük bindirmektedir…

Bir ülkenin refah durumunu ortaya koyan en önemli verilerden biri kişi başına düşen milli gelirdir.

Dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip ülkemizde kişi başına düşen milli gelir 57. sırada yer almaktadır.

Türkiye’de en zengin % 10’luk kesim toplam gelirin neredeyse 3 te 1’ine sahip, toplam gelirden %31,3 pay alıyor…

Türkiye’nin en zengin 100 ailesi 216 milyar dolarlık servetiyle milli gelirin yaklaşık üçte birini alırken, 19.6 milyon aile de yüzde 70’ini bölüşüyor. Milyarderlerin son yıllarda krize rağmen servetlerinin  % 25 artış göstermesi adil gelir dağılımının ne derece bozulduğunu gösteriyor.

Dünya milyarderler listesinde 26 milyarderle derece yapan ülkemizde, en yoksul %18’lik kesim toplam gelirden yalnızca % 2,2 pay alabiliyor…

Satın alma gücünde de 19. sırada yer alıyor… Ülkemizde günlük 2 doların altında Afrika koşullarında yaşayan 14 milyon insan açlık sınırında yaşıyor…

Ekonomik Sorunlar ve Topluma Yansıması

En zengin %10, en yoksul % 16 kesimden tam 14 kat daha fazla milli gelirden pay alıyor…

11 milyon 670 bin kişi aylık 339 TL den daha az gelirle yaşamını sürdürmeye çalışıyor…

Hükümetin zengini daha zengin, fakiri daha fakir eden garip ekonomi politikaları ücretli çalışan ve küçük işletme sahiplerinin omuzlarına ağır yükler bindiriyor.

En zengin 100 Türk’ün gelir vergisi oranı %5’lerde kalırken, asgari ücretli % 15 vergi ödemek zorunda kalıyor

Türkiye’de asgari ücretlinin alım gücü 11 yılda yüzde 52 oranında azaldı. Türkiye, 24 ülke arasında saat başına en düşük asgari ücretin olduğu 6. ülke.

Borç krizindeki İspanya ve Yunanistan’da asgari ücretin alım gücü yüzde 70 civarında artış gösterdi…

Ülkemiz alım gücü olarak, asgari ücretle dünyada 13. sırada yer alıyor..

ASGARİ ÜCRET:

Asgari geçim indirimi dâhil ocak zammı ile net 773,98 TL

TÜİK Madde fiyatları üzerinden;

ASGARİ ÜCRETLİ:

  • 539 TL’lik ortalama kira giderini karşılamak için 157 saat çalışmak zorunda. Bu toplam çalışma süresinin yüzde 70’ini oluşturuyor.
  • 1 kilo pirinç için 1 saat 15 dakika,
  • Bebek Maması için 16 saat,
  •  1 kilo et için 7 saat
  • 1 kilo beyaz peynir için 4 saat,
  • Ayçiçeği yağı için 2 saat
  • 1 gömlek için 15 saat
  • 1 çorap için 2 saat
  • Kanepe için 175 saat
  • 1 masa 1 sandalye almak için asgari ücretlinin başka hiçbir şey almaksızın 24 saat
  • Ütü için 36 saat
  • Çamaşır makinesi için 285 saat
  • Sinemaya gitmek için 3 saat çalışması gerekiyor…

 

ZENGİNİ KORUYAN, FAKİRİ EZDİREN VERGİ ANLAYIŞI

PIRLANTADAKİ KDV ORANI 0 İKEN

TEMEL GIDA MADDELERİNDEKİ KDV ORANI % 8

ÇİFTÇİYİ ÜRETEMEZ HALE GETİREN YAKIT FİYATI

ÇİFTÇİYE MAZOT 3,5 LİRA

YATÇIYA MAZOT 1 LİRA

2011 yılı itibariyle nüfusun %67’den fazlası Maddi yoksunluk düzeyinde bulunuyor.

Maddi yoksunluk; 9 kalem harcamanın en az 4’ünün karşılanamaması ya da bunlardan mahrum kalınması halinde söz konusu oluyor. Sözü edilen 9 harcama şunlar:

Beklenmedik harcamalar; evden uzakta bir haftalık tatil, ödeme zorluğu (konut kredisi, kira, elektrik, su, doğalgaz vb. faturalar, taksit/borçlar); iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek; evin ısınma ihtiyacı; çamaşır makinesi; renkli televizyon; telefon; otomobil

Türkiye’de geniş halk kesiminin, son iki yılda istatistiklerde gösterilen ekonomik gelişmeden pay alamadığını ortaya koyuyor. Salt milli gelirin artması bir ülkenin gelişmişlik düzeyini göstermiyor. O gelirin hakça paylaşılamaması ve üstelik gittikçe daha haksız paylaşılması, halkın  büyük çoğunluğunun yaşamının gerilediğini gösteriyor…

Ekonomik kriz ve istikrar tedbirleri sonucu işsizliğin artması ve kamuda özelleştirmeler yaşam koşullarının daha da kötüleşmesine neden oluyor.

Önemli oranda genç nüfusa sahip ülkemizde her 5 gençten bir tanesi işsiz. TUİK’in İşsiz sayısını 3 milyon 299 bin olarak açıklamasına karşın gerçek rakamlar bunun 5 bin 241 bin olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de işsizlik oranı 101 ülkenin 64’ünden daha yüksek.

2013 dönemi için gençlerin yüzde 48’inin kayıt dışı çalıştığı belirtiliyor, gençler için kayıt dışı oranı 15-19 yaş için yüzde 69, 15-24 yaş grubu aralığı için yüzde 37 düzeyinde bulunuyor…

Gelişmekte olan ülkemizde genç ve işsiz nüfusun fazla olması büyük sorun teşkil ediyor. Yeterince yatırım yapılmaması ve yeni iş olanaklarının yaratılmaması işsizliği tetikliyor. Özel sektör tarafından yaratılan iş olanakları, getirilen ağır vergiler, krediler, yurt dışından ithal edilen ucuz ürünler yüzünden çoğu zaman küçülme yoluna gidiyor ya da kepenk kapatmak zorunda bırakıyor. İşletmelerde var olan ekonomik krizlerde öncelikle kadınların işine son veriliyor…

Son on yıldır üretimden uzak, tüketime dayalı olarak yürütülen ekonomik program işsizliği büyük oranda tetikliyor…

Ülkemizde mutlak yoksulluk içinde yaşayanların üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Kadınlar yoksul topluluklarda en zayıf halka konumunda bulunuyor…

Dünya genelinde kadınların ekonomiye katılım oranı % 50 iken bu durum ülkemizde çok vahim durumda…

Ekonomik kriz ve istikrar tedbirleri sonucu işsizliğin artması ve yaşam koşullarının kötüleşmesi, özellikle alt sınıf kadınları enformel sektörde iş aramaya itiyor. Hizmetçilik, işportacılık, eve parça başı iş alma gibi alanlarda çalışan kalifiye olmayan kadın işçi sayısında artış görülüyor.

Enformel sektörde çalışmak, hiçbir sosyal güvenliği olmaksızın ve çok düşük kazançla çalışmak anlamına gelmektedir.

KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATINA KATILMASI İÇİN ÇIKARILAN YASALAR

SADECE KAĞIT ÜZERİNDE KALIYOR…

CUMHURİYET TARİHİNDEN BU YANA KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATINDAKİ YERİ % 20 GERİLEDİ…

NÜFUSUN YARISINI OLUŞTURAN; 37 MİLYON KADINDAN SADECE

7 MİLYONU KAYITLI OLARAK ÇALIŞIYOR…

İstihdama yeni dâhil olan kadınların ise yüzde 35’inin kayıt dışı çalışıyor…

Kadınları istihdama kazandırmak için yapılan meslek edindirme kursları, istihdam açısından kadınlara bir getiri sağlamıyor…

Üretime yönelik yatırımların yapılmaması, kursiyerlerin işe girme hevesini ne yazık ki  ortadan kaldırıyor…

Üretim için kaynak ayrılmayan

İşsizliği azaltmak ve önlemek için istihdam yaratılmayan

Eğitim ve Sağlık harcamalarında AB ülkelerinin en gerisinde bulunan

Dünyanın en pahalı enerjisini kullanmaya zorlanan

ÜLKEMİZDE

BUGÜNE KADAR

Vergi kılıfıyla cebimizden alınan 4 Milyar Dolar

SURİYE’Lİ SIĞINMACILARA AKTARILDI…

Gelir dağılımının bozuk olduğu ülkelerde demokrasi sorunludur.

İnsan hakları

Hukukun üstünlüğü

Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünde engeller ve problemler var demektir…

Kaynak: www.mavimenekse.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ